Sorry, this entry is only available in Turkish. For the sake of viewer convenience, the content is shown below in the alternative language. You may click the link to switch the active language.

ROMA BOSTANI İNSANLARI BOSTANI KIŞA HAZIRLAMAK İÇİN BİR ARAYA GELİYOR

FARKINDA VE BİRLİKTE OLALIM.

img_2837

Kış geliyor, gelin Bostan’da birlikte olalım.

Herkesleri 12 Kasım Cumartesi günü saat 14:00’te Bostan’da buluşup, kışlık fideleri bostanın sebze yataklarına dikmek için bir araya gelmeye davet ediyoruz.

Son bir buçuk yıldır, Roma Bostanı’nda toprağın şifasına ve birlikte üretmenin keyfine inanan birçok insan; çocuklarımızla, komşularımızla ve toprağa değmek isteyen pek çok yeni arkadaşımızla birlikte, İstanbul’un göbeğindeki bu alanı önce temizledik, sonra toprağı hazırladık, fitilli yatak sistemleri ve kompost kutuları yaptık, ektik, biçtik, suladık.

Hepsini birlikte yaptık.

Şu anda Roma Bostanı’nda elma, zeytin, erik, ayva, Trabzon hurması, iğde, nar, ve incir  ağaçları var.  Ayrıca destek türlerden defne, hatmi, gül ibrişim, erguvan, sinameki, bögürtlen, ardıç, mazı, fil bahri, hanımeli, katır tırnağı, biberiye, lavanta, kekik, kurtbağrı, kartopu, ateş dikeni, kokar ağaç, şimşir ve tabii mevsimlik sebzelerden domates, biber, patlıcan, salatalık, fesleğen, marul var. Hepsini ayrı seviyoruz.

Ve Roma Bostanı’nda çıkan bütün ürünler yolu bostandan geçen herkesle paylaşılıyor.

İsteyen herkes  bostan ürünlerini hiçbir ücret ödemeden alabiliyor.

Şimdi kış geldi. Yine kış fidelerimizi ve fidanlarımızı dikme zamanı.

Siz de gelin.

Peki, son günlerde Roma Bahçesi’nde bir şeyler oldu. Ne oldu?

20 Ekim Perşembe günü bostanın yakınındaki otopark olarak kullanılan alanda bir inşaat başladı. Arkeolojik ve jeolojik etüt gerektiren alan olduğu halde müze denetimi dışında, tabelasız, ruhsatsız. Mahallelilerin tepkileri üzerine inşaat durdu.

25 Ekim Salı günü Çevik Kuvvet koruması altında iş makineleri tekrar çalışmaya başladı. Henüz Arkeoloji müzesinden kimse gelmemişti. Yine mahalleliler oradaydı; kepçe durduruldu.

27 Ekim 2016 tarihinde, çalışmaların İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde yapılması gereği kararı alındı. Bu karara rağmen 1 Kasım Salı günü iş makineleri Özel Tim eşliğinde tekrar çalışmaya başladı. Gerekli karar tanınıp iş makinalarının durdurulmasına kadar geçen zamanda, arkeolojik bulguları içeren dolguların önemli bir kısmı yok edilmiş oldu. Yani inşaat durdu, ama miktarı bilemediğimiz arkeolojik bulgu hafriyat kamyonlarıyla gitti.

Şu anda buradaki  kazılar müze   tarafından görevlendirilen uzmanların denetiminde yapılıyor. Cihangir Güzelleştirme Derneği ve Arkeologlar Derneği hukuki işlem başlatacaklarını açıkladılar.
http://www.ulusalkanal.com.tr/roma-parki-nda-son-durum-video,6503.html

Beyoğlu Koruma Amaçlı İmar Planları kapsamında buraya dört tane üç katlı ‘sosyal tesis’ adı altında bina yapılmak isteniyor. Biri şu anda inşaatın başladığı yer, biri bostanın olduğu yer diğer ikisi Roma Parkı’nın içinde olmak üzere.

Detaylı bilgi: http://romabostani.org/?page_id=1090

Tehlikenin geçtiğini düşünmek istiyoruz, ancak kaygılıyız.

Oysa biz ne istiyoruz?

Roma Bostanı’nı, sürdürülebilir, dört mevsim ürün alınabilen bir “Gıda Ormanı”na ya da “Orman Bahçesi”ne dönüştürmek istiyoruz. Yani, bir bahçede farklı boylardaki erik, elma, akasya, erguvan gibi ağaçların arasında çalıların, onların yanlarında çeşitli otların olduğu, toprağın yer örtücülerle kaplandığı, ağaç dal ve köklerinin sarmaşıklar ile sarıldığı bir yer.

Gıda ormanı ilk yıllarda bizim bakımımıza ihtiyaç duysa da belli bir zaman sonra doğal bir orman gibi, kendi kendine yeten bir sisteme dönüşüyor.

Doğrudur, geleceği hayal ediyoruz.

Hem de, mahallemize, meydanlarımıza, ağaçlarımıza, suyumuza, parklarımıza ve toprağımıza dokunmasınlar, biz dokunalım istiyoruz.

Bu vesileyle, “Roma Bahçesi imara açılmamalı, katılımcı yöntemlerle İstanbullulara açılmalı” diyoruz. Bunun için imza verebilirsiniz: https://change.org/romabostani

Toprak iyileştirir.  Birlikte olmak da.

Gelin, kışlık ürünlerimizi ekelim, daha çok ağaç dikelim, nefes alanımızı güle oynaya, üreterek koruyalım. Toprağa değelim, birlikte ve farkında olalım, göğe bakalım.

Kabul edelim, ihtiyacımız var buna.

dsc_0017-1